ELEKTRA
Sophokles’in yazdığı , Zeynep Avcı’nın Türkçe’ye çevirdiği ve Türk yönetmen Işıl Kasapoğlu’nun sahneye koyduğu Elektra adlı oyun 2018-2019 sanat sezonunda İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda seyirciyle buluştu. Oyunun Dekor Tasarımını Hakan Dündar, Işık Tasarımını Cem Yılmazer, Kostüm Tasarımını Nalan Alaylı, Peruka ve Aksesuarlarını Emin Aksu, Müziklerini Alper Maral, Dramaturgluğunu ise Onur Erbilen üstlendi. Ayrıca oyunda Fikret Urucu, Özlem Öçalmaz,Emre Yetim, Ayşe Özköylü, Can Albayrak, Yasemin Taş, Kübra Tektaş, Tolga Pancaroğlu, Uzay Gökhan Irmak, Melisa Akman oyunda rol aldı.
Oyunun ilk gösterimi 26.01.2018’de Cevahir Sahnesinde yapıldı. Bugüne değin yazarın birçok oyunu Türkçe’ye çevrildi.Oyun bundan sonraki süreçte iki aşamalı olarak değerlendirilecektir; 1- Dramatik metin 2- Performans Metni.
Elektra, tek perde olarak yazılmıştır. Yazar, perdeler arası bölümlemeler koymuştur.Bu bölümlemeler arası koro’nun girdiği yerler belirtilmiştir. Metin içerisinde sahne direktifi bulunmaz bu yazarın oyuncuya tanıdığı bir avantajdır.Metin kısaca bize şunu anlatır; Zamanında Troia Ovası’nda orduyu yöneten Orestes’in babası Agamemnon, savaştan döndüğünde Klütaimnestra tarafından, kızının öldürülmesini öne sürerek öldürülür. Bunun üzerine Elektra derin bir yasa bürünür ve kardeşi de Elektra tarafından doğduğu topraklardan bir gün intikam almak nedeniyle geri dönmesi için uzaklaştırılır.Sahnelerin bölümlenmesinde Orestes’in geliş yeri bizim için büyük önem taşır, Orestes’in gelişiyle oyunun başladığını görürüz.
Oyunun olay dizisi kısaca şu şekildedir; Elektra babasının ölümüyle birlikte yastadır. Kız kardeşi Elektra’yı yastan kurtaramaya çalışır fakat başaramaz. Khrüsosthemis yani kız kardeşi Elektra’yı güneşin hiç doğmadığı bir yere göndereceklerini duyduğunu söyler. Annesi gelir ve kocasını öldürdüğünü söyler Elktra’ya. Lala girer sahneye ve bir yarışta kaza ile Orestes’in öldüğü haberini getirir. Elektra’nın kız kardeşi babasının mezarını ziyarete gittiğinde mezarda hediyeler ve Orestes’in saçından bir tutam bulduğunu ve Orestes’in ölmediği haberini getirir Elektra’ya. Elektra kız kardeşine annesini öldürme teklifinde bulunur. Orestes Elektra’nın yanına gelir ve ölmediğini, tüm bunların annesini öldürmek için bir oyun olduğunu anlatır. Orestes ve Elektra annelerini öldürerek babalarının intikamını alırlar. Tabii öğretmenlerinin de yardımıyla.
Metinde serim-düğüm-çözümden oluşan klasik alamda bir yoğun birlikli gerilimli olaylar dizisi vardır. Oyunun zamanı lineer bir çizgide akar. Oyunun uzam boyutu açısından yazar ; Troya-Mukenai ovasını seçmiştir. Olay örgüsü bir film senaryosu gibi işlenmemiştir. Çoğunlukla eşzamanlı geçen olaylar bütünlüğüne sadık kalınmıştır. Bir akış halindedir oyun. Yazarın diyolog dışı direktiflerini pek göremeyiz genelde oyuncuya bırakılan bu düzlem şu şekilde işlenir; Koro ve Elektra, Koro ve Klytaimestra vb.
Oyun başkişisi Elektra’nın; gerçeklik düzleminde de kurgusal düzleminde de sahicilik/samimilik arayışı içinde oluşu kardeşinin ölmediğine ikna olmaya çalışması görülür. Bu soylu (mavi kan bağı) ailenin çöküşünü izleriz oyun boyunca. Sophokles’in geleneksel antik metinlerinden biri olan oyun hem ‘’gerçek’’ olan hem de ‘’kurgusal’’ olanı olay örgüsü içinde bize iç içe veriyor bu olay akışının akışkanlığına güzel bir örnek olarak verilebilir.
Bu metin klasik bir metin olarak kabul edebileceğimiz olgulara sahiptir. Bu olgulardan biri de ‘’mit’’ olgusudur. Klasik olarak kabul edilen metinlerde oyunun başat kişileri iç derinlikleri ile ele alındığı için ‘’karakter’’ değeri kazanır. Bu oyundaki Elektra ve Orestes başat kahramanları ve karakterleridir. Elektra’nın amacı Orestes’i doldurup annesinden intikam alma düşüncesidir. Bunu ‘’öç melekleri’’ yabancılaştırması olarak görebiliriz. Metin bu açıdan yönetmene ve oyuncuya açarlar tanır. Metin form açısından bakıldığında Tragedya olarak adlandırılır klasik, lineer, zaman akışıyla işlenir. Gerçek ile kurgunun iç içe olduğu oyun bir akış içindedir.
Elektra, Cevahir Sahnesinde sergilendi. Sezon boyunca turnesini Bursa Ahmet Vefik Paşa Devlet Tiyatrosu’na yaptı. Oyun İstanbul’da, İstanbullu seyirciyle buluştu daha sonra da Bursalı seyirciye izletildi. Söz konusu oyun çok fazla dışarı çıkamadığı için seyirci konusunda sadece izlemek isteyenleri (meraklıları) için büyük bir heyecanla beklendi.
Oyunun gösterimi 110 dakika sürüyor. Performans metni, dramatik metnin tek perde ayrımına sadık kalmış. Gösterge ilişkilerini denetleyen dramatik ve teatral kodlar bütününe bakıldığında; performans metninin, klasik bir metnin türsel, yapısal, ve biçemsel özelliklerini yansıtmada biraz zorluk çekilmiştir. Bu zorluk reji ve oyuncular tarafından yönetmen vasıtasıyla aşılmış. Oyunda yapılan belirli güncelleştirmeler oyunun klasik yapısını bozmadan ele alınmış ve incelenmesinde bize de izlerken yol göstermiştir. Dramatik metin de işlenen çatışma performans metnine de yansımış ve oyuncuların karakterleri arasındaki çatışma düzlemi gözle görülmüştür. Oyunun uzamlarını sahne üzerindeki dekorlarla verilmesi amaçlanmıştır. Bu dekorlarda genel olarak bir ova görünümdedir ve bize Troya’yı anımsatmıştır. Oyunda iki farklı uzam vardır biri Orestes gelmeden önce işlenen Troya ve Orestes’in geldiği yer olan Mukenai’dir. Bu uzamsal farklılık bize dekorla verilmemiş, Orestes’in sadece bir yerden geldiği belli edilmiştir bu yüzden dramatik metinden bazı bağlamlarda ayrılır.
Oyunun yabancılaştırma örneği olarak daha öncede verdiğimiz ‘’öç melekleri’’ örneği verilebilir aynı zamanda Orestes’in dışarıdan gelip tüm sorunları çözmeye çalışması Deux ex Machine olarak örneklendirilebilir.
Oyunun form olgusu konusunda bu eleştiriden elde ettiğimiz verilere bakıldığında metin bizi Rahatlatan klasik metne çıkarır. Oyun kapalı biçim oynanır ve oyunun sonunda her şeyin çözülmesi, oyunun sonunun gelmesi bize rahatlama hissi verdiği için oyun rahatlatan klasik metindir kanısına varabiliriz.
Emine GÖRE
Yorumlar
Yorum Gönder